Hello, it’s me…

Aslında seni tanıdığını sanan bir çok kişi eminim ki tanımıyordur. Yıllardır tanıdığını söylersin toplasan çok az görüşmüşsündür. Ya da hiç gerçekten içine bakamamışsındır. Ya da merhaba, merhaba, internetten, uzaktan, televizyondan…Belki o kadar zamandır yakından da tanırmış gibisindir, hiç gözlerine en derinden bakamamışsındır. Belki zor zamanında, çok mutlu bir anında, utandığında, söylemek istediklerini içinde tuttuğunda nedenlerini bilemezsin. Bir… Okumaya devam et Hello, it’s me…

Second chance is a luxury.

"Second chance is a luxury.”Hayatta bazı şeyler sadece bir kere. AN, bir kere. Şu an, yalnızca şimdide yaşanıyor. Performanslar yalnızca bir kere, hatalar yalnızca bir şansla yaşanıyor. Seçmeler, sınavlar, ilk görüşler, ilkler ve en önemlisi de sonlar…Aslında ilk ve son var oluyor tek şanslarımız. An büyük, başka büyük yok. An büyük, anı yöneten etkenlerle birlikte… Biz… Okumaya devam et Second chance is a luxury.

Nefret yok

*Birini ya seversin umrundadır her şeyiyle *ya sevmezsin ve umrunda değildir, *ya da nefret edersin ama çok da umrunda değildir aman benden uzak olsun dersin, *çok sevdiğin halde seni çok üzdüğü için nefret edersin ama gerçek bir nefret değildir bu hemen geçer ya da sadece kızgınlık diyelim çünkü ah keşke özür dilese diye içinden dua edersin. Tamam bunları anlıyorum… Okumaya devam et Nefret yok

Hayat bu, gelir, başedersin, geçer.

Bence; her birimiz biriciğiz. Her gün başka bir gün ve yaşayan başka bir ben. Hiçbir yarış belki de eşit ve gerekli değil. Kendimizle yarışmak bile bazen...Her performans günü dış etkinler farklı, içimde olanlar farklı, bedenimde olanlar farklı... Kendimi hangi güne göre yenebilirim? Hangi günüme göre kendimi eşitleyebilirim ki? Her hatam benim yüzümden mi?  Bugün nasıl… Okumaya devam et Hayat bu, gelir, başedersin, geçer.

Dudi’den öğreneceklerimiz var

Dudi, koltuğun tepesinde baş ucumda, ben sıcak su torbamla koltukta hasta yatarken, durup birden Dudi’ye olan sevgimin bana öğrettiklerini düşünmeye başladım. Hayvan sevgisini insanlara olan sevgiden ayrı değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Ama Dudi, artık 6 aylık olduğu için tabiyatıyla yüksek yerlere sıçrama becerisini kazandı. Dolayısıyla bugün de yaptığı gibi mutfak tezgahına da zıplama yaramazlığını da yapıyor.… Okumaya devam et Dudi’den öğreneceklerimiz var

Kalabalıktaki yalnızlara…

Sevgilisinden ayrılan bir arkadaşınızı illa o zaten şöyleydi böyleydi diye yerip, arkadaşınızı yüceltmeniz mi gerekir? Kimse kimsenin ayakkabısında değil aslen. Ve hiç kimse ya da hiçbir şey mükemmel değil. Sadece kusursuz sevebilene sevdiği kusursuzdur. Ego boost için koltuğunuzu yükseltin. Bir Hintli’nin sırtına ayağıyla basıp deveye çıkan bir hıyardan farkınız olsun. Bir insana olan bağımlılığı yok etmek için, o… Okumaya devam et Kalabalıktaki yalnızlara…

Sevgi anlaşmak değildir ama nedensiz sevilmez.

Hislerin nedenlerini araştırmak farkındalığa açılan bir kapıdır. Değişim, çoğu zaman farkındalık ve kabul ediş var olduğunda gerçekleşebilir. Sevgi anlaşmak değildir, evet katılıyorum. Sevdiğin biriyle anlaşamayabilirsin. Ama yine de seversin. Fakat nedensiz de sevilir kısmına inanmıyorum. Her şeyin bir nedeni hatta nedenleri olduğu gibi sevginin de nedenleri vardır. Sebep aramak değil, siz arasanız da aramasanız da nedenler… Okumaya devam et Sevgi anlaşmak değildir ama nedensiz sevilmez.

Gerçek bir kadın gibi, gerçek bir erkek gibi sevin

Hiç çok sevdiğiniz birini ne kadar özlediğinizi, onu gördüğünüz o ana dek farketmediğiniz oldu mu?... Çok gariptir. "Birisine ihtiyaç duymak, ya da salt özlemek bu farkla ayırt edilebilir mi acaba?" diye düşünmekten alamadım kendimi. Ya da bu geçici bir şuursuzluk mudur, farkındalık noksanlığı mıdır kimi zaman herkesin yaşadığı? En azından şurası kesin, o görüşme anı,… Okumaya devam et Gerçek bir kadın gibi, gerçek bir erkek gibi sevin

Her şeyden önce sadece bir insanım

Kendimize ne kadar adil davranıyoruz? Kendimizle ilgili yaptığımız acımasız özeleştiriler, hatalarımız konusundaki toleranssızlığımız, kendimizle ilgili olan inançlarımız gerçekle ne kadar bağdaşıyor? Kendimize gerçekten merhametle yaklaşabiliyor muyuz? Kendimize başkalarına gösterdiğimiz kadar anlayış gösterebiliyor muyuz ? İnsani davranışlarımızı derinden araştırıyor muyuz? Bazen neden hata yaptığımızı görüp, yanlış ya da doğru seçimlerimizin nedenlerinin derinliklerine inebiliyor muyuz? Aslında kendimize "sadece… Okumaya devam et Her şeyden önce sadece bir insanım

Instagirl olmak ya da kendin olmak?

Dış görünüşümüzle ne kadar barışık olduğumuz aslında anlık psikolojimize, hormonlarımıza bağlı. Ben mesela dans ettikten, fitness ya da yoga'dan çıktıktan sonra ne giydiğimi, ne kadar özenli göründüğümü önemsemeksizin kendimle barışık olabiliyorum. Yüzümdeki, spor sayesinde oluşan, kan dolaşımının, başka bir deyişle chi enerjisinin verdiği, gizli yaşam güzelliği esasını sezebiliyorum. Cildim canlanıyor, yanaklarıma pembe bir tazelik, gözlerime… Okumaya devam et Instagirl olmak ya da kendin olmak?