Sevgi anlaşmak değildir ama nedensiz sevilmez.

Hislerin nedenlerini araştırmak farkındalığa açılan bir kapıdır. Değişim, çoğu zaman farkındalık ve kabul ediş var olduğunda gerçekleşebilir. Sevgi anlaşmak değildir, evet katılıyorum. Sevdiğin biriyle anlaşamayabilirsin. Ama yine de seversin. Fakat nedensiz de sevilir kısmına inanmıyorum. Her şeyin bir nedeni hatta nedenleri olduğu gibi sevginin de nedenleri vardır. Sebep aramak değil, siz arasanız da aramasanız da nedenler vardır. İnsan ” ben bu kişiyi neden seviyorum?” Ya da “ben bu eğlemi neden seviyorum?” diye kendine sorduğunda bunun cevabını bulamıyorsa orada büyük bir körlük, düğüm, şuursuzluk vardır. Kimi neden sevdiğinizi bilmiyorsanız o kişilerin değerini bilmenizi beklemem. Güneş var gece göremesek de… O yüzden sevgimizin nedenlerini bulamamak, olmadığı anlamına gelmez. İnsan ben bu kişiyi seviyorum çünkü diye başladığında binlerce madde sıralayabilir. Kimi zaman daha az… Aramak yeterli, hepsini bulmak mümkün de değil zaten ama mutlaka küçük, büyük doneler bulunacaktır. Sevmeyi sevmek bile sevginin nedenlerinden biridir. 

Papyonu neden sevdiğimi bilmiyorum dedi birisi,  bir nedeni yok dedi. Neden olmasın? Cevabı belki de şudur, kravattan daha sempatik geliyor. Herkesin taktığı bir şey değil, kendimi özel hissediyorum, şekli gözüme hoş görünüyor, bana hediyeyi hatırlatıyor, izlediğim sevdiğim bir filmdeki karakter takıyordu bana o hissi hatırlatıyor, daha modern duruyor, çünkü papyon takan birini beğenmiştim kendimi onunla özdeşleştirdim. Atıyorum. Alt kat tarafı bir papyon. Bir insan söz konusu olduğunda bu cevap daha da ilgi çekici hale gelmez mi? Aramamak korkmaktan olabilir mi? 

Kişinin sevdiğiniz özellikleri yanında önemsiz ve katlanılabilirliğe razı olduğunuz küçük noktaları da olabilir. Kimsenin mükemmel olamayacağı gibi, her şeyin ve kişinin de negatif ve pozitif tarafları olacağını göz önünde bulundurmak gerekir. Lakin, bizim o kişiye olan sevgimiz, küçük dikenlerini önemsiz kılar. Bunların farkında olmadığınız bir sevgi ne sizin kendinize yakındır ne de sevdiğinize… Sevmek güzeldir. Neden sevdiğini görebilmek daha da güzeldir. Kendini tanımaya çağırır. Nelerin nasıl hissettirdiğini, neyin sizin için mutluluk aracı olduğunu bilmek kadar aydınlık veren bir güzellik olabilir mi? Bazen sevgimizin nedeni ya da sevginin odağı yanlış ya da zarar verici olabilir. Bu durumda vazgeçmemiz gereken sevdalarımızı da bu yolla bırakabiliriz. Çünkü sevgi kendine acı çektirmekle ilgili değildir, acı çektiğiniz bir ilişkiye katlanmak değildir. Bu hastalıklı bir şeydir.

Nedenden sonuca gitmektense, doğal hislerin takibinden köke inmek gerekir. Bir sebebe tutunarak da insan sevemez mi? Yani elinde bir sebep tutup, ben bu insanı emek vererek seveyim diyerek, ya da hiç gerçekten sevmeye niyeti yokken çıkarlar doğrultusunda ilerlerken çıkarcı insanlar sevmiyor mu? 

Bu biraz yine düşündürdü beni, ama vardığım sonuç şu:  Ufacık bir sevgi, beğeni kırıntısı bile varsa ancak sevebilir, bu sevgiyi büyütebilirsin, farkında olmamak bile sevmediğin anlamına gelmez. 

Herkesin sevilecek yanları vardır. Sevgi her canlının ihtiyacı ve hakkıdır. Sevilecek güzellikleri görememenin nedenleri sevemeyenlerdedir. Ve evet hümanist, doğa canlısı olmak güzeldir. Bunun yanında herkesi sevememek de insanidir. Herkes sevilebilir, hak etmediğini düşündükleriniz bile sevgiye muhtaçtır. Fakat sevgiyi kazanmak, emek vermek, layik olmak da gerekir. Anlayabildiğimiz kişilere merhamet duyarız. Merhamet duyduğumuz kişileri istediğimiz gibi olmasalar da kabul edebilir, sevebiliriz. Çoğu zaman hayatımızda kalmazlar, çoğu zaman kabul etme aşaması yeterlidir sevemeyiz. Kimi zaman da takıntı haline gelir. Kimi zaman kabul etmek de istemeyiz ki bu da insanidir. Sevmeyi sevmek de bir nedendir. Ama neden o kişiyi sevmeyi sevmek sorusunu da buna bağlamakta fayda var.

Sevmeyi bilmek mühim olan. Ne yazık ki, gerçek ve doğru sevgi diye bir şey var. Her bireyin biricik olduğu gibi herkesin de sevgi tanımı farklı olabilir. Herkes sevgiyi tadını etkileyen yanındaki side dish’ler ile karıştırıp, jerm’leri ile dengesizce asılsızlaştırıp yanılabilir. Belki sevginin tezahürü herkes için farklı olabilir ama gerçek, doğru, sağlıklı, güvenli salt sevgi birdir. Sevgi hastalıklı bir şey değil. Sevgiyi hastalıklı hale getiren, travmalar, algı bozuklukları, düşünce bozuklukları, özdeğer eksikliği, özgüven eksikliği, kültürel faktörlerin baskıları vs kanımca. Her sokak kedisinin zorluklar yaşadığını bildiğimiz gibi herbir insanın da zorluklar yaşadığını, bunun insanlığın bir parçası olduğunu bilmek gerek. Hepimiz her şeye farklı anlamlar yüklüyor, farklı komutları farklı kodlar haline getiriyoruz, kalıplaşmış şablonlar öğrenmiş oluyoruz. Fakat düzgün, güvenli, sağlıklı düşünebildiğimiz, hissedebildiğimiz, algıladığımız bir dünyayı biz yaratabiliriz. Kendimizle ilgili kalmamız gerekir bunun için.  Neyi neden sevdiğinizi, ne hissettirdiğini, doğru olup olmadığını bildiğimiz ve doğru çizgide kaldığımız bir hayat diliyorum. 

Her şeyden önce kendinizi sevmekle başlayın, sevmek güvenlidir, sevmek güzeldir. Siz sağlıklı bakabildiğiniz sürece. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir