Gerçek bir kadın gibi, gerçek bir erkek gibi sevin

Hiç çok sevdiğiniz birini ne kadar özlediğinizi, onu gördüğünüz o ana dek farketmediğiniz oldu mu?… Çok gariptir. “Birisine ihtiyaç duymak, ya da salt özlemek bu farkla ayırt edilebilir mi acaba?” diye düşünmekten alamadım kendimi. Ya da bu geçici bir şuursuzluk mudur, farkındalık noksanlığı mıdır kimi zaman herkesin yaşadığı? En azından şurası kesin, o görüşme anı, gözlerin içlerinin güldüğü mutlu bir aydınlanma anı oluyor. Sevgi ve bağımlılık birbirinden ayrı duyumsanmalı esasında. İnsan güvenilir bulduğu kişiye, güvenini kazanan kişiye bağlanır ve bağlandıkça gün be gün daha çok sever. Bunu yapabilmek bile tek başına ne kadar güzeldir. Bunu yapamayan azımsanamayacak kadar çok kişi var. İnsanın sevgiye ihtiyaç duyması da, oldukça insani temel ihtiyaçlarımızdan biri gibi geliyor bana. Fakat kendi özsevgisinin doyumuna ulaşmaktan geri kalmadan, sevgi alabilme – sevgi içinde yaşama ihtiyacıdır söz konusu olması gereken. Fakat peki bağımlılık, kendimizden bir baskaşı yanımızda olmadan yaşayamayacak kadar kendini ihtiyaç içinde hissetmek, kimi zaman fazla acıtıcı olmuyor mu…? Bir durup düşünelim bu noktada. Kendimize bunu yapmamalıyız. Kendimize yetebilmeli, sevdiklerimizi kendi ayaklarımız üstündeyken sevmeli, onları da tüm gücümüzle rahatça taşıyabilmeli, onları avucumuzdan salabilmeli ve kanat çırparken güzel renklerini izleyip gururlanarak, uçuş aralarında  tekrar avucunuza tüm kalpleriyle konuşlarının paha biçilmez güzelliğini yaşamalıyız. Çünkü sevgili sevenler, hepimiz kendimize zaman ayırmaya, azıcık özlemeye, arkamı döndüğümde başkasına koşacak paniği yaşamak yerine, aidiyet duygusunun yanında, nefes aralarımıza pay bırakan gerçek sevenlerimiz olduğunu hissetmeye ve kendi alanımızda özgürce kendimizi dinlemeye, kendimizi gerçekleştirmeye ihtiyaç duyarız. Yalnız şu noktaya değinmek isterim; nefes almak bir başkasıyla sevginizi, ilişkinizi kirletmek değildir. O kaypaklaşmak; fırsatçılıkla karıştırmayalım. / Sevin. Çok sevin. Açıkça kalbinizi açın, şeffaf cümlelerinizi kurmaktan çekinmeyin, tüm cesaretinizle. Gerçek bir erkek gibi, adam gibi, aslanlar gibi sevin. (You gotta have balls to love like a real man.) Gerçek bir kadın gibi sevin.  Lovebuddy vb. yan sanayi özgüvensiz kılıflara girmeyin yani. Kartlar açık olduğundan dolayı güvenin, bu yüzden bağlanın. Ve bağlandıkça daha çok seveceksiniz. Kendinizi parçalara ayırarak birkaç kişiye bölünerek, kimseye konsantre olmadan, yani sığlarda gezerek, skor peşinde koşarak, aşkın, sevginin derinliğini, güzel dalgalarını tadamazsınız zaten. Bu da kendinize ve gücünüze güvenmediğiniz anlamına gelmektedir aslında. / Dediğim gibi işte; evet, bağlanın ama ne siz bağımlı olun, ne de sevdiğinizi prangalamaya kalkın. Çünkü gerçek sevgi mucizevi varoluşumuzu yaşamamıza izin vererek, birbirimizi birbirimiz olduğumuz için sevmektir. 💝 En büyük hediye varlığınızdır. Gerçek varlığınız. Tüm kalbinizi ortaya koymanız. Ve başka hiçbir sevgi taklidi size bu doyumu veremez. 


14/7/2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir