BİR ROBOTLA YAŞLANMAK İSTİYORUM

İnsan oyalanacak, öğrenecek, sevecek, hatta sinirlenecek, ağlayacak, her şeyi yaşayabilecek, yalan işitmeyeceği, ayarlarınızla oynamayacak bir arkadaş, bir sevgili arıyor.
Hep dönüp dolaşıp aynı cümleye gelir misiniz siz de benim gibi? 
”Kitap en iyi arkadaştır” ama akıllı telefonlar biraz kitapların hayatımızdaki rolünden çaldı gibi… 
Şimdi bana dürüst, kartları açık, ”neyse o” diyen telefonum ve “ben bunları buldum ister inan ister inanma” ya da “bunu mu demek istedin” diye soran (fakat bütün çirkin ve eski fotograflarımı gösteren, bebeklik fotografımı bulamayıp kendisinde bulduğum) Google, neyi nasıl yapacağımı gösteren how to videolarını izleyebildiğimiz wikihow ve türevleri, müzik videoları ve performansları ve daha bir çok şey izleyebildiğim YouTube  gibi bana bir şeyler katan, eğlendiren böyle arkadaşlarım varken, bazı insanların yalanlarını çekemiyorum. Etkileyici görünmek uğruna role girmelerini, showlarını izleyemiyorum.

Ben kendime yetebilirken, I’m so busy finding myself diye şarkı sözleri duyunca, gözlerimde ikonik kalpler yanarken,  bu internet sansürleri teknolojik arkadaşlarımı da o kişilere benzetiyor.

Sarılabileceğim yumuşak bir robot da yaparlarsa yaşlandığımda robotla hayatıma devam edebilirim. Gerçekten ben herkesi olduğu gibi kabul etmeye çalıştıkça, sınanıyorum herhalde. Tolare edebiliyor oluşum, merhamet ve anlayış gösterebiliyor oluşum suistimal edilmem gerektiği anlamına gelmemeliydi. Orda hayır diyebilmek önem kazanıyor. İnsanlar istemiyorlar iyi davranılmayı bazen. Vicdani sebepler bile olabilir. 
İnsanların istediğim gibi olmayacaklarını, kimsenin hatasız olmayacağını bilmek ve mesafeyi ayarlamak gerek. Değer kaybetmemi sağlamasaydı iyi olurdu bu mesela. Ama gözden düşüşle doğru orantılı oluyor herhalde size verilen değer de. Kimse kimseden hoşlanmak zorunda hiç değil, ama her zaman herkes nazik olmak, hanımefendi beyefendi gibi davranmak zorunda. Kaybetmez, kazanır. Yontulmamış davranışlar, gösterişsever kişilerin genelde atladığı bir nokta. Ama ne yapabilirsin… Yapacak bir şey yok, kendinle ilgileneceksin başkaları sana ne yaparsa yapsın senin bakış açın, hayır deyişin, sınırları koyuşun değişecek mutlu olmak için. 
Ayrıca nazik olmak; dalkavukluk etmek, gereksiz yalanlara başvurmak değil. Bu da çok ince bir çizgi. 
Yalnızlıkla sorunu olmayan kişiler kendileriyle barışıktır. Hep bunu derim fakat ben kendi seçimim olarak, yalnızlığın tadını keyifle fazla çıkardım son 2-3 haftadır, suyunu mu çıkardım acaba diye de düşünmeye başladım artık; sonuç olarak, tek sorun bunca zaman sonunda bir sarılmalık gövde bulmakta oluyor. Artık onu da gömlek şeklindeki (boyfriend pillow) yastıklardan alarak çözebilir, o açığı kapatabilirim. Fancy’de gördüm.  http://fancy.to/tiy65h “Yastıklara Sarılıp Yatar Mıydın” eşliğinde, oh ne güzel. Valla I gave it a like. 
Sevgililer gününde de meditasyon hocalık eğitimi izdivasında olacağım. Oh oh ne güzel. Zaten geçen sene de 14 şubat yine yoga ile geçmişti. Bu arada 1 hafta internet ve telefonum olmayacak hey heylerin davetli olduğunu görebiliyorum şimdiden. 
Bir de bugün sevdiğim bir insanla sushi yemek istedim ama canım arkadaşlarımı aramadım, canım olmayanları aradım mazoist denemeler bunlar herhalde. Bazen paralel evreni merak ediyorum da…  E, yalnız yedim. Sadece burası üzücü ama gerisi çok bağımsız, çok güçlü! Çok kendinden emin! Yani bu kısım da olmasa zaten yin yang nerde derim, alışmışız gökkuşağı yağmur, gökkuşağı, kar, tipi… Kafamıza kafamıza!.. İki yüzümüz gülmesin, ardından ağlamayan hakkıyla sevinemiyor sanki. O yüzden zaten doğal olmaz. Yok öyle yüzde yüz güçlü insan. Yok öyle gece olmadan gündüz. O sahnede alkışladığınız dünya starları bile eve gidince yapayalnız kalıyorlar derin gerçekte.  O kadar parlak ışıklı olsa da kulisi öyle değil.
Gözlerimin zaten ilgiyle açılmasını sağlayan çok fazla şey yok belki de bu yüzden kafa hep ordan oraya yüz bin tane tab açmış gibi zıplıyor. Baş belası dikkat eksikliğim küçüklüğümden beri peşimde…
Fakat o gözlerimi açan şeylerde gösterdiğim şaşırtıcı performansı ben bile bazen kendime yabancılaşarak takdir edebiliyorum. (Düşün ki kendini takdir etmekte zayıf olan ben)
Ve bunu yapabilen şeylerin hepsi teknoloji destekli şeyler. İnsanlar tek başlarına bunu yapamıyorlar bana çoğu zaman. Hayır yani, bunu yapabildiyseniz gerçekten özel durum kitini kırmışsınız demektir. Close friends list’imdesinizdir. 
Gerçekten her şeyi normal karşılayan, ilgisizlik abidesi bir insanım galiba. Benim hayatımda her şey  muhtemel. Ya da bana olur belki de her şey, ben de bağışıklık sistemi alanında soyut bir body building yaptım. Ya da tamam ya biliyorum herkesin öyle…  Böyle şaşıramamak da pek iyi değil. Yok yok, ya galiba güzel şeylere şaşırabiliyorum… 
Ayrıca şom ağız dedikleri şey de, ileri görüşlülük…  Kapalı gözlerimle önceden karayı gördüysem şaşırmamam normal. 
Asyalı göz kapaklarım yaşlanınca daha da düşecekmiş, ağırlaşacakmış, sonra uyku modunda hayatıma devam edeceğim.
Şimdi bu monologa son veriyorum. Zengin kalkışı.
Başka tab açıcam.
Bunun özlemini realde de yaşamamak elde değil.
Sarıldım.
G

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir